Haziranın 10’unu iple çekmeye başladım. Aydın, Eskişehir, Ankara planı tarihi sonunda kesinleşebildi. Hunharca tatil havasına girdim resmen.. Her şeyden önce bir de Burcu’yu çok özledim ben. :))
Sanırım annemin beni burda bırakıp bir süreliğine Ankara’ya gitmesine bozuldum akabinde Çankaya’da kalıyor olmasına.. Bozulmanın yanı sıra Orhan’la işimize de geldi aslında, ben okuldayken tasarım ödevimi tamamlamış, odaya girdiğimde de bu şarkıyı dinliyordu. Çılgın.
Gogol Bordello - Pala Tute.. :))
Son 1 haftadır dinlediğim ve dinlerken aklıma seni getiren tek şarkı olmasından değil;
vazoda kurumuş papatyaların
mutfaktan gelen yemek kokusunun
balkon demirlerinden sarkan ayaklarımın
balıkçıların sakin bekleyişi ve
parkta oyun oynayan çocukların sesinin de bir alakası olmalı elbette.
aklımda başka, yanımda başka adam. bu da benden tüm seven ve kavuşanlara gelsin.
Gerek yok çünkü, bir de bahsettiğim gibi sevmiyoruz ya. Niye bilmiyorum. Bazıları.. Lütfen, daha fazla aklıma gelsin istemiyorum. :)





